KİTAPTA ÇOK EŞLİLİĞE İZİN VERİLDİ Mİ?
TÜRKÇE VİDEO ⬇️
Kur’an’ın indiği toplumda sınırsız ve kuralsız bir çok eşlilik uygulanıyordu. Tarihsel ve sosyolojik olarak radikal toplumsal dönüşümler, birdenbire keskin yasaklarla değil; aşamalı, sınırlayıcı ve zihniyet değişimini zorunlu kılan kurallarla gerçekleştirilir (tıpkı kölelik veya içki konusundaki aşamalı dil gibi).
Bu çerçeveden bakıldığında:
Kur’an önce mevcut sınırsız uygulamaya dörde kadar üst sınır koymuştur (Nisâ 3).
Ardından buna “adalet” gibi yakalanması son derece zor bir şart bağlamıştır. Şöyle demiştir: Eğer o takdirde de adaleti gözetemeyeceğinizden korktuysanız, o zaman bir tanesini ya da yeminle hak sahibi olduğunuzu nikahlayın. Haksızlık etmemek için en uygun olan budur…
En nihayetinde Nisâ 129 ile “kadınlar arasında adaleti asla sağlayamayacaksınız” diyerek, zihnen ve ahlaken toplumu tek eşliliğe yönlendirmiştir.
Yani mevcut uygulamayı birden bıçak gibi kesmek yerine, önüne imkânsız bir şart (mutlak adalet) koyarak uygulamayı fiilen ve ahlaken hükümsüz bırakmıştır.
ENGLISH VIDEO ⬇️


